kadının Özgürlüğü

  • <span;>Kadınlar! Hiçbir zaman özgür olamadılar. Hiçbir zaman da olmayacaklar. Her ne kadar günümüzde, insan haklarından paylarını alsalar da kadınların bir zevk aleti olduğu düşüncesi devam ettikçe bu durum hep aynı kalacaktır. Çok eski zamanlarda ve geçtiğimiz birkaç yüzyılda kadınlar özgür değilmiş, hep erkekler üstünmüş, hak ve özgürlükten mahrum bırakılırmış; bırakın bunları cevap verme, konuşma hakkı bile yokmuş. Günümüzde ise bu sorunların birçoğu çözülmüş de çoğu sorunlar aşılmış ve kadınların eskisinden daha iyi bir yaşama ve özgürlüğüne kavuşmuş sanırlar. Şu yıllarda kadına iş imkanları, çalışma hakları ve eğtimlerinde yeni yönelişlerinden söz ediyorlar. Bunlar, hep boş sözdür. Kadının yetiştirilmesi, insanlığın onu anlamasından temel almalı. Oysa erkeklerin kadına ne gözle baktıklarını hep biliriz. “Wein, Weiber und Gesand…”¹ Bu, şiirlere bile girmiştir. Şiire, resme, heykele; yani aşk şiirlerinden başlayarak Çıplak Venüs’e, Phryne’lere² bakın: Kadının nasıl bir zevk aleti haline getirildiğini göreceksiniz. Önceleri şövalyeler, kadınlara tapındıklarını ilan etmişlerdi(bir yandan tapınıp onları zevk aleti olarak kullanmaktan geri kalmazlardı.) Şimdi de kadınlara duyulan saygı, dillerde dolaşıyor. Kimi yerini veriyor, düşürdüğü mendili alıyor, kimileri de devlet işlerinde yer almalarını, devlet idaresine katılmasını savunuyor. Bütün bunlar, kadına aynı gözle bakmalarına engel olmuyor. Kadın hâlâ bir zevk aleti, vücudu hâlâ bir zevk aracıdır. Bunu, kendisi de biliyor. Kadının gördüğü davranış kölelikten hiç farkı yoktur. </span;></span;>

<span;>Köleliğin ortadan kalkması, insanların başkalarının sırtından geçinmekten vazgeçmeleri, ayıp saymaları gerekir. Oysa köle alışverişini yasaklamakla bu geçici önlemlerle her şeyi kökünden hallettiklerini sanırlar. Kendi kendilerini avutarak, değişen bir şey olmadığını görmez, görmek istemezler. Çünkü insanlar ne olursa olsun başkasının sırtından geçinmeyi severler, kendilerinde bu hakkı görürler. Böyle bir hak bir kere tanındıktan sonra bundan yararlanmasını becerecek açıkgözler her zaman vardır. Kadınların kalkındırılması konusunda da durum aynıdır. Kadın esareti, insanların kadını sadece zevk aleti olarak görmesinden, bu durumun işlerine gelmesinden doğmaktadır. Ona özgürlüğünü bağışlamak, erkeklerle aynı haklara sahip olmasını sağlamak, kadın hakkındaki düşünceleri hiç değiştirmemiştir. Çocukluğundan beri zevk aleti olarak yetiştirilen kadın, ilerde de toplum gözünde böylece kalır. Bütün bunlar kadını alçaltır, ahlaklı bir cariye durumuna sokar. Erkek de, güvenilmez bir esirci olur çıkar. </span;>

<span;>Yani toparlamak gerekirse: kadına yüksek eğitim yolunun açılması, devlet kapısında mevki sağlanması onu şehvet oyuncağı olmaktan kurtarmamıştır. Kadın yine ruhu ve bedeni tutsak bir mevkide kalır. Onu daima böyle bir telkin altında bıraktığımız için kadın, hep aşağılık bir mahluk olarak kalacaktır.
<span;>1. (Alm.) Şarap, kadın ve şarkı
<span;>2.Ünlü Yunanlı fahişe. İddiaya göre Praksiteles’in Knidos Aphroditesi figürane olmuştur.</span;></span;></span;>

Hikayenin Yazarı: ksmturan
Yazar Hakkında: yazar henüz hakkında herhangi bir bilgi vermemiş.

Hikaye Hakkında Yorumlar