Babası prusya, annesi İrlanda göçmeni ırgat bir ailenin çocuğu olan yazar kaliforniyanın salinas kentinde 1902 yılında doğmuştur. Gazap üzümleri eseriyle pulitzer ödülüne layık görülmüştür. Bitmeyen kavga, fareler ve insanlar, cennetin doğusu, sardalye sokağı, başlıca eserleri arasındadır. Yazara 1962 yılında edebiyat dalında nobel ödülü verilmiştir. Eserlerinde işçilerin yaşam mücadelesi, gündelik hayatları ve insan ilişkilerini işlemiş olan yazarın ilk okuduğum eseri cennetin doğusu'dur. Diğer eserlerini de merakla okuyacağım. (bkz:Cennetin doğusu)
Kelimeleri ruhların süzgecinden süzüp kağıda döken, Türk edebiyatında baş tacı edilmesi gereken yazar. Modernleşme çabası içindeki toplumun çeşitli sınıflardaki bireylerini psikoanalizle bize sunar. Bize anlattığı karakterler hep biraz bize benzer.
(bkz:tutunamayanlar)
Devletin kalemini niye kırdın?İdam mahkumunun mahkeme hakiminesorduğu soru. Cevap: Oğlum sen manyak mısın? Mahkumun cevabı: Hayır ben ülkücüyüm.Emine Özgenç'in romanı GÜLDÜREN İŞKENCE romanından alıntıdır.
Milli mücaledeye gönül vermiş, bu uğurda canla başla çalışmış, özellikle sultan Ahmet meydanında yaptığı mitingler ile Türk milletinin uyanmasına vesile olmuş milli yazarlarımızdandır. Başlıca kitapları sinekli Bakkal, türkün ateşle imtihanı, ateşten gömlek, vurun kahpeye. Ruhu şad olsun. (bkz:Sinekli Bakkal)
aynı zamanda iktisatçı, düşünür, tarihçi, siyasetçi olan çok yönlü yazarımızdır. yaşadığı dönemini suyu arayan adam adlı otobiografisinde anlatmıştır. başlıca kitapları "tek adam","ikinci adam" ,"Lenin ve Leninizm", "İnkılâp ve Kadro", "İktisad Mücadelesinde Köy Muallimi ", "Halk İçin İktisadî Bilgiler ","Suyu Arayan Adam", "Menderes’in Dramı", "Makedonya’dan Orta Asya’ya Enver Paşa", "Türkiye Ekonomisi", "Toprak Uyanırsa", "İhtilalin Mantığı", "Kahramanlar Doğmalıydı","Kırmızı Mektuplar ve Son Yazılar", "Lider ve Demagog"
kaynak:https://www.biyografya.com/biyografi/2316

(bkz:suyu arayan adam)
İnsanlar doğuştan iyidir, sizce de öyle midir yoksa içi karanlık insanların kendini avutma biçimi midir ?
İnsanlar doğuştan ne iyidir ne de kötüdür. İnsan kendi belirler ne olduğunu, kimine göre yapılan kötülük iyiliktir kimine göre yapılan kötülük iyiliktir. Kısaca kime göre neye göre, bir bakıma bu durum adem ve Havva dan mı geldik yoksa hücrelerden mi meydana geldik sorularını da getirir. Adem ve Havva nın ceza için yollandığı dünyada yaşıyoruz acaba onlar da iyiler miydi de sürgün edildiler. Cennete girmek için iyi olmak mı zorundayız? Cehennem sadece kötüler için midir? Peki ya kötü insanlar kendi çaplarında yaptıklarını iyilik olarak görüyorsa cehennemi hak eder mi ? yoksa günümüzün iyilik kavramında olma mecburiyetinde mi olmak zorundalar cennet için. Bilmiyoruz çünkü her insanın iyilik anlayışı farklıdır kötülük de buna dahildir tıpkı Adem ve Havva nın, kendinden başka içlerinin kimsenin bilememesi gibi. Diğer bir duruma göre hücrelerden meydana geldik acaba o dönemin insanları nasıldı? Bilinçsiz bir organizma mıydı? yoksa saf doğuştan iyi bir varlık mıydı? Günümüze bakılırsa tüm dünyanın dilinden düşmeyen meşhur ırkçılık kelimesi. Acaba ırkçılık yapan insanalar iyi midir , yoksa ırkçılık yaptıkları insanlar kötü müdür ? En basit cevabı ise yetiştirilme biçimidir. Bir insanın kötü olma sebebi ailesidir, tam tersi olarak iyi olması da ailesi ile ilgilidir fakat nereye kadar ? Bir insan iyi ya da kötü olduğunu sorgulamaya başladığı zaman anlar, bir şeyin özüne indiğinde anlar evreni, kahinatı sorguladığında anlar Adem ve Havva dan mı geldik? Onlar sandığımız kadar iyi midir? Bizi Tanrı mı yarattı ? Yoksa hücrelerden mi meydana geldik ? soruları bunların en çok rastlanılan sorularıdır. Sokrates in de dediği gibi “Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez” düşünmenin sınırı yoktur. Bir insan ne kadar sorgularsa, düşünürse o kadar kendini tanır, bebeklikten bir yaşa kadar ailesi çocuğun kendini tanımasına yardımcı olur ya da görmek istedikleri insan mı yapmaya çalışırlar ? İyi olanı iyi yapan şey nedir niyet midir? Yoksa doğuştan iyi olması mıdır? Bilemeyiz… İyilik ve Kötülük göreceli bir kavramdır kimine göre iyi biçimde kimine göre kötü…
Şanlı Türk askerinin canla başla savaşıp 1 milyon askere yakın şehit verip yine de düşman geçirmeyen kahramanların destanıdır. 18 MART ZAFERİNİ KUTLUYOR ŞEHİTLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN DİYORUZ <3<3<3
Doğa öz, sistem biçimdir. Doğa erdem, sistem tezgahtır! Doğa ölçüdür, doğa tarafsızdır; doğa affetmez ve acımaz, hükmü sürdürecek ve öcünü alacaktır. Ölüm de bunlardan biridir.
(bkz:Osman Pamukoğlu)
hiç kitap okuma alışkanlığımın olmadığı bir dönemde okumaya başlayıp sadece 2 günde bitirdiğim mükemmel roman
Rudyard kipling'e ait bu şiirin orijinal adı "if". Bende Çeviri şiirin Şairinin duygusunu aktaramayacağı önyargısını yıkan şiirdir. İlk defa okuduğunda Türkçe yazılsa ancak bu kadar güzel olabilirmiş demiş ve tekrar tekrar okumuştum. Çeviriyi bize rahmetli Bülent ecevit kazandırmış. İyi okumalar...

ADAM OLMAK

çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer
bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
ikisine de vermeyebilirsen değer
söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
koyulabilirsen işe yeniden

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı-turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu
yüreğine sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da
herkesin bırakıp gittiği noktada
sen dayanabilirsen tek

herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
dost da düşman da incitemezse seni
ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
her saatin her dakkasına
emeğini katarsan hakçasına
her şeyiyle dünya önüne serilir
üstelik oğlum adam oldun demektir. (bkz:Rudyard kipling)
dostoyevski'nin ilmek ilmek kurgulanmış, ölmeden önceki bıraktığı son başyapıtı.
Fantastik türde bir kitap olan Eragon 4 kitaplık enfes kurgusuyla tekrar tekrar okunulacak bir kitap. Serimizde Eragon adlı delikanlının eline gelen bir ejderha yumurtasıyla değişen kaderinde Saphira adlı ejderihasıyla yaşadığı maceralar sırasında kendi geçmişiyle yüzleşirken ejderihaların kaderini değiştirme görevini üstlenir elfler cüceler dostken urgal orduları bizim delikanlıyı yakalayıp İmparator galbatorixin önünde diz çöktürmeye çalışırlar.

Ejderha sürücüleri efsanesini yaşamak isteyen herkesin okuması gereken kitaptır.
En sevdiğim yazarlardan (bkz:milan kundera)'nın başyapıtı...

"Aşırı uçlar, ardında yaşamın sona erdiği sınırlar demektir ve sanatta da politikada da, aşırılığa duyulan tutku, ölüme duyulan örtük bir özlemdir aslında." -sayfa 106
İkinci yeninin öncü şairlerinden biri olan Turgut Uyar Türk şiirinin önemli isimlerindendir. İlk şiiri yad olup 1947de yedigün dergisinde yayınlanmıştır. Aynı zamanda şiir kitabının ismi olan göğe bakma durağı şiirinden bir dörtlük, sosyal medyada göğe bakarak çekilmiş fotoğraflara mutlaka eşlik eder. Etmesin mi etsin tabi. Şiir de insanı anlatmaz mı sonuçta.
Şairin Tomris Uyara olan aşkını bilmeyen yoktur. Bir de dönemin ünlü şairleri ile birlikte düzenlenen bir ölmeme günü hikayesi var. Aynı Masada Turgut Uyar, Tomris Uyar, edip Cansever, cemal Süreyya...masada neler konuşulmuş, ne şiirler söylenmiştir kim bilir.
(bkz:Tomris Uyar)(bkz:İkinci yeni)(bkz:Göğe bakma durağı)(bkz:Tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir) (bkz:Terziler geldiler)
Mihail bulgakov'un güzel kurgulanmış kitabıdır. Rusyada hor görülen bir sokak köpeğinin hayatına bir profesörün girmesiyle gelişen olaylar konu edilir.
türk edebiyatında okuduğum en farklı, en sarsıcı romandır benim için. oğuz atayı çok anlatamam, kelimeler kifayetsiz kalır. okuyun derim. (bkz:oğuz atay)
En kısa ceza
Ömür boyu olandır...
Kimse bilmediğinden.

Kim bilir;
Belki bir yalan'dır...
Kendiliğinden.

Bir korku'dur belki,
Saklanandır...
Çirkinliğinden.

Bir soru olsa gerek;
Sorulmadığındandır...
Birden.

Özdemir asaf
Çarpıcı bir kitap. Yazar en sağlam yumruklarını okurlarının kişiliklerine vuruyor. Kitap boyunca acı ama gerçek konuşan bir dosttan azarla karışık nasihat dinliyormuşsun hissi veriyor insana. Mesela şöyle:"senin yaptığın bütün bu ufa tefek önemsiz şeyler, senin gibilerin durumunun düzelmesi umudunu biraz daha Uzaklara itiyor. Bu ağlanacak bir durumdur, küçük adam, üzücü, çok üzücü bir durumdur. Bu üzüntüyü duymamak için, küçük kötü şakalar yapıyor ve bunlara halk güldürüsü adını veriyorsun. Kendine dair şakaları duyuyor ve başkalarıyla birlikte bunlara kahkahalarla gülüyorsun. Kendinle alay ettiğinden gülüyor değilsin. Küçük adama gülüyorsun sen, ama kendine güldüğünü, gülünecek halde olduğunu bilmiyorsun."
Cehennemi mahşerde aramayın, nasılsa kimsenin sizi anlamadığı yerde bulacaksınız.
"insan bazen yanı başındaki bir kitapta bütün hayatının yazılı olduğunun farkına varamıyor"
Butimar, Uzakları şarkısı ve yeni yayınlanmış olan dünyasızlar romanlarının yazarı. 2015 yılımda yayınlanan Butimar adlı romanı, eskader(edebiyat sanat ve kültür araştırmaları derneği) tarafından yılın en iyi romanı seçilmiştir. Yazarın ayrıca "uçurtma mevsimi" adlı bir öykü kitabı, "kalküta" isimli bir de şiir kitabı var. Ayrıca İran edebiyatının ünlü yazarlarından sadık hidayet ile tanışmama da vesile olmuştur kendisi. (bkz:Butimar)(bkz:Sadık hidayet)
''Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.'' - Orhan Pamuk / Yeni Hayat

Her şeyi özetleyen bir cümle.