Çarpıcı bir kitap. Yazar en sağlam yumruklarını okurlarının kişiliklerine vuruyor. Kitap boyunca acı ama gerçek konuşan bir dosttan azarla karışık nasihat dinliyormuşsun hissi veriyor insana. Mesela şöyle:"senin yaptığın bütün bu ufa tefek önemsiz şeyler, senin gibilerin durumunun düzelmesi umudunu biraz daha Uzaklara itiyor. Bu ağlanacak bir durumdur, küçük adam, üzücü, çok üzücü bir durumdur. Bu üzüntüyü duymamak için, küçük kötü şakalar yapıyor ve bunlara halk güldürüsü adını veriyorsun. Kendine dair şakaları duyuyor ve başkalarıyla birlikte bunlara kahkahalarla gülüyorsun. Kendinle alay ettiğinden gülüyor değilsin. Küçük adama gülüyorsun sen, ama kendine güldüğünü, gülünecek halde olduğunu bilmiyorsun."