Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

11 + 14 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat

franz kafka

Çek asıllı yahudi bir ailenin çocuğu olan Kafka, bir yazarı ölümsüz yapabilecek eserleri ortaya çıkarabilecek yeterince acı tecrübeye sahip bir yazar. Yazar 1. Dünya savaşını, devletlerin çöküşünü, dünyan yeni bir düzene doğru giderken insanların oradan oraya nasıl sürüklendiğini görmüş, bunun yanı sıra babasından hiçbir zaman onay alamamış bir adam olmanın ağırlığını her zaman üzerinde hissetmiştir. Acı içinde kıvranan ruhunun meyveleridir kitapları. O yüzden değerlidir. Ruhunda kopan fırtınaları okuyucusuyla paylaşmak, yükünü hafifletmek gayesiyle yazmadı belki de… Ama okuyucu her okuduğu kitapta Kafka ile dertleştiğini hissedebilir. Özellikle dönüşümde bir sabah kalktığında kendini devasa bir böcek olarak bulan Gregor Samsa üzerinden tarif ettiği çaresizlik, itilmişlik, her şeye rağmen yaşamaya çalışmanın ağır baskısı birçoğumuzu temsil eder. Ama sanırım hiçbirimiz bu duyguları böylesi etkileyici ifade edemezdik. Eğer ölümsüzlük iksiri diye bir şey varsa, bence Kafka bu kitapla ölümsüzlük iksirini yudumlamış ve ölümsüzleşmiştir.

butimar-sezssizliğin kanatları

Butimar yeni dönemin başarılı yazarlarından Kaan Murat Yanık kitabı. Sürükleyici bir anlatımı var. Okurken kendimi kitabın içinde hissettiğim nadir yeni dönem romanlardan. Şehir tasvirlerinde, özellikle İstanbul tasvirlerinde, çok sevdiğim bir yazar olan İhsan Oktay anar'ın kitaplarının tadı gelmişti bana. (İstanbul'a gittiğimde özellikle galata'da, balat'ta sanki sokak aralarından roman kahramanları her an bu dünyaya dalacakmış gibi gezmiştim.)
Psikolojik çözümlemeleri, gerçek ve gerçek üstü olaylar arasındaki geçişler çok iyi. Bu geçişler sırasında rüyada dolaşıyormuş hissi uyanıyor insanda.
Yazma meraklısı biri olarak çoğu zaman cümleleri ben kurmuşum gibi benimsediğim için yazarın affına sığınırım :) Türk Edebiyatında yeni yazarları eserleri tanımak isteyenlere tavsiye ederim.
İç kapakta yer alan şu cümle beni benden almıştı: "esasen dev bir yarayım ben. Ana rahmine düştüğüm an duyumsadım acıyı. Kaburgalarımı saran sezgilerim gitmem gereken yeri tarif edip durdular yıllarca. Ruhumun ortasına çöken gitme arzusuna bir süre sonra mukavemet göstermedim ve oraya gitme isteğiyle ayağa kalkmaya çalıştım. Fakat ne zaman yürümeye yeltensem dönüp dolaşıp bu dev yarayı; kendimi tavaf etmekten öteye geçemedim."
(bkz: Kaan Murat Yanık)
(bkz: Uzakları şarkısı)

mehmet akif ersoy

2. Abdühamit'i savunmayan(bkz: Doğu Perinçek) görünce midesi bulanan İstiklal Marşı'nın yazarı güreşçi, yüzücü, şair yani çok yönlü mükemmel bir adam.

oğuz atay

Kelimeleri ruhların süzgecinden süzüp kağıda döken, Türk edebiyatında baş tacı edilmesi gereken yazar. Modernleşme çabası içindeki toplumun çeşitli sınıflardaki bireylerini psikoanalizle bize sunar. Bize anlattığı karakterler hep biraz bize benzer.
(bkz: tutunamayanlar)

simyacı

"yer yüzünde her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır", dedi yüreği delikanlıya. "Biz yürekler, insanlar artık bu hazineleri bulmak istemedikleri için bunlardan pek ender söz ederiz. Onları küçük çocuklara anlatırız. Sonra herkesi kendi yazgısının yoluna göndermek işini hayata bırakırız. Ne yazık ki, kendisine çizilmiş olan yolu, pek az insan izliyor; oysa bu yol, Kişisel Menkıbenin ve mutluluğun yoludur. İnsanların çoğu dünyayı korkutucu bir şey olarak görüyorlar ve yalnızca bu nedenden dolayı da dünya gerçekten korkutucu bir şey oluyor. O zaman biz yürekler, giderek daha alçak sesle konuşmaya başlıyoruz ama asla susmuyoruz. Ve sözlerimizin duyulmaması için dilekte bulunuyoruz: Kendilerine çizmiş olduğumuz yolu izlemedikleri için insanların acı çekmelerini istemiyoruz.

-Paul Coelho

Daha fazla başlık!
ebediyatsozluk ebediyatsozluk sozlukebediyat